1- Olimpiakos
Olimpiakos geçen senenin şampiyonluk kadrosuna önemli eklemeler yaptı. Özellikle Montero hamlesi takımın seviyesini yukarı çıkartan faktör. Onun yanında Walkup ve Peters’ın takımdan ayrılışı da rotasyon açısından güç kaybı. Gerek oyun alışkanlığı gerekse de geçtiğimiz sezonun şampiyonu olduğu için Olimpiakos’u en üste koyuyorum.
2- Panathinaikos
Ligin en pahalı ve kaliteli kadrolarından birine sahipler. Nunn ve Sloukas gibi top yönlendirebilen oyuncuların yanında, farklı beşlerle oynayabilecek kadar geniş bir rotasyonları var. Uyum süreci zaman alabilir ancak sezon ilerledikçe hücum çeşitliliği ve bireysel kalite onları yukarı taşıyacaktır. Sezonu ilk dördün dışında bitirmeleri büyük sürpriz olur.
3- Fenerbahçe
Fenerbahçe yaptığı önemli takviyelerle kadrosunu oldukça kuvvetlendirdi. Fazlasıyla yetenekli ve alternatifli bir kadro mevcut. Takımın başında başarılı koç Sarunas Jasikevicius var. Başarı alışkanlığı ve kadro-koç uyumu ile Fenerbahçe de şampiyonluğun en büyük adaylarından.
4- Real Madrid
Pedro Martinez hamlesiyle takımın çehresini değiştiren Real Madrid, kadrosuna da önemli transferler yaptı. Her ne kadar kadrosu kaliteli ve geniş olsa da yaptıkları bazı eklemelerin Euroleague tecrübesi sınırlı olduğu için Real’i, Fenerbahçe’nin arkasında görüyorum.
5- Dubai
Dubai yatırımlarını arttırarak kadrosunu geliştirdi. Euroleague’in önemli oyuncularını kadrosuna katan Dubai, koç Pascual’i de takımın başına getirdi. Takımın artan kalitesi ve Pascual gibi tecrübeli bir koçun varlığı, Dubai’yi sıralamada yukarı taşıdı.
6- Hapoel Tel-Aviv
Hapoel iç saha maçlarını Bulgaristan’da oynamasına rağmen geçtiğimiz sezonu play-off yaparak tamamladı. Bu sezona da iddialı hamleler yaparak başlayan Hapoel, yine play-off hattında olabilecek kalitede.
7- Zalgiris Kaunas
Geçtiğimiz sezon harika basketbol oynayarak play-off yapan Zalgiris, bu seneye de güçlü giriyor. Özellikle Valanciunas hamlesiyle dikkatleri çektiler. Koç Masiulis’in sisteminin aynı akıcılıkta devam etmesini bekliyorum. Onlar da play-off adaylarından.
8- Anadolu Efes
Mike James transferi sezonun belirleyici noktası. Takıma ve koça uyumlu olduğu takdirde oyunun seviyesi yukarı çıkacaktır. Zaten elde kaliteli bir kadro var. Bu kaliteye uyum da eklenirse play-off tartışmasız hedef olacaktır.
9- Kızılyıldız
Kızılyıldız iyi bir kadroya ve inanılmaz bir iç saha avantajına sahip. Sahip oldukları atmosferle beraber Euroleague’in en zorlu deplasmanlarından biri. Bu onlara maç kazanma konusunda yardımcı olacaktır. Her şey yolunda giderse onları play-in’de izleyebiliriz.
10- Olimpia Milano
Geçtiğimiz sezon Messina’nın ayrılığı sonrası göreve gelen koç Giuseppe Poeta iyi iş çıkardı. Sezona yaptıkları eklemelerle başladılar. Özellikle hücumdaki bireysel üretimlerini ve rotasyon derinliklerini artırdılar. Geçen sezonki kırılgan görüntünün ardından bu kez daha dengeli bir takım olmalarını bekliyorum. Onlardan beklentim play-in ve bu sefer bence başarabilirler.
11- Valencia
Valencia geçen sezon final four’a kalarak herkesi şaşırttı. Bu sezona önemli oyuncularını ve koç Pedro Martinez’I kaybederek giriyorlar. Tj Shorts ve Nikola Mirotic gibi yıldız oyuncuları kadrosuna katan Valencia’yı play-in adayları arasında görüyorum.
12- Barcelona
Barcelona transfer sezonunda oldukça çalkantılı bir dönem geçirdi. Genel menajer Juan Carlos Navarro ile yollarını ayıran Barça, transfer piyasasına biraz geç girdi. Mike James ve Moses Wright gibi anlaştığı oyuncuları beklettiği için kadrosuna katamayan İspanyol ekibi, takımın kalitesini düşürdü. Eurocup’tan birçok takviye yapmaları seviyelerini aşağı çekti. Play-in oynarlarsa başarı sayılabilir.
13- Maccabi Tel-Aviv
Maccabi kadrosunu koruyarak yeni sezona giriyor. İç sahada oynamamaları ve kadro kaliteleri yarışmacı bir takım olmalarının önündeki engeller.
14- Bayern Münih
Bayern Münih sezona Anton Gavel gibi potansiyelli bir koç ile giriyor. Jokubaitis’in dönüşü de onlar adına önemli. Hareketli ve üretken bir oyunla ligde zevk veren takımlardan olacaklardır.
15- Partizan
Partizan kadro kalitesi ile Euroleague’in alt kademe takımlarından biri. Koç Joan Penarroya’nın da fark yaratacak bir antrenör olduğunu düşünmüyorum. En önemli avantajları harika iç saha atmosferleri olacaktır.
16- Asvel
Tony Parker’ın koçluk kariyerindeki ilk sezonu ve Asvel sezona oldukça çalkantılı bir şekilde başlıyor. Transfer sezonunun başında yıldız oyuncuları kadrosuna katan Asvel, yaşanan anlaşmazlıklar sonucu ekonomik olarak istedikleri seviyeye gelemedi. Bu sebeple de anlaştıkları oyuncularla anlaşma bozdular. Mills ve Crowder gibi tecrübeli isimlerin varlığı takımın galibiyet sayılarını yükseltecektir.
17- Paris Basketball
Paris son iki sezonda oturttukları basketbol düzenini bu sezon da sürdürecektir. Oynadıkları yüksek tempolu ve geniş rotasyonlu basketbol, dikkatleri çekiyor. Euroleague’nin keyif veren takımlarından olacaklardır.
18- Beşiktaş
Temsilcimiz Beşiktaş uzun yıllar sonra Euroleague sahnesine dönüyor. Beşiktaş’ın kurduğu kadro her ne kadar bu seviyede biraz altta gözükse de Koç Dusan Alimpijevic’İn varlığı rakiplere tehdit oluşturmaya yetiyor. İç saha atmosferi ve agresif basketbol ile Beşiktaş deplasmanı en zorlu deplasmanlardan biri haline gelecektir.
19- Baskonia
Baskonia bu sezona da bir süredir olduğu gibi yine iddialı olmaktan uzak bir şekilde giriyor. Kadroları ligde fark yaratmak için oldukça yetersiz. Onların sahasında oynamak her zamanki gibi yine zor olacaktır fakat yarışmaları çok zor.
20- Virtus Bologna
Bologna yetenek açısından ligin en kısır takımı desek yanlış olmaz. Koç Alex Mumbru mutlaka takıma iyi basketbol oynatacaktır fakat bu kadro kalitesi ile iddialı hale gelmeleri zor.


Yorum bırakın