Fenerbahçe’nin Savunmasını Bu Kadar Güçlü Yapan Ne?

Fenerbahçe, EuroLeague’de oynadığı ilk yedi maçın altısını kazanırken savunma performansıyla ligin en dikkat çeken takımlarından biri oldu. Rakiplerine maç başına yalnızca 72,6 sayı izni veren sarı-lacivertliler, bu alanda ligin zirvesinde yer alıyor. Bunun yanında maç başına 4 blokla birinci, rakiplerin %28,9’luk üçlük yüzdesi ve 102,0 savunma reytingiyle de ikinci sırada bulunuyor. Ancak bu başarılı istatistiklerin yanında dikkat çeken bir nokta daha var. Fenerbahçe, Panathinaikos karşısında 92 sayı yerken diğer altı maçta rakiplerini ortalama 69,3 sayıda tuttu. Bu kadar büyük bir farkın ortaya çıkması, Fenerbahçe savunmasının hangi durumlarda zorlandığı sorusunu da beraberinde getiriyor. Peki Saras’ın takımı savunmada neleri doğru yapıyor ve hangi noktalarda sorun yaşıyor?

Fenerbahçe’nin Savunma Sistemi

Fenerbahçe’nin savunmada bu kadar başarılı olmasının en önemli sebeplerinden biri, Saras’ın sahadaki oyunculara göre farklı savunma tercihleri yapması. Özellikle Melli ve Bingham’ın oynadığı dakikalarda switch savunmasını oldukça etkili kullandığımızı düşünüyorum. İki oyuncunun da hareketli uzunlar olması ve rakip guardların karşısında kalabilmesi, ikili oyunlardan avantaj yaratılmasını zorlaştırıyor. Bu savunmada Baldwin, Horton-Tucker ve Forrest gibi fiziksel guardların katkısı da oldukça önemli. Switch sonrasında rakip uzunları önden savunarak potaya yakın bölgelerde top almalarını zorlaştırabiliyorlar. Böylece rakip uzunlar, switch sonrasında oluşan mismatch’leri rahatlıkla değerlendiremiyor. Bence Fenerbahçe’nin switch savunmasındaki başarısı da yalnızca eşleşmeleri değiştirmesinden değil, bu değişikliklerin ardından rakibe kolay bir hücum fırsatı vermemesinden kaynaklanıyor.

Saras’ın savunma sistemindeki başarısını Sertaç’ın kullanıldığı dakikalarda da görebiliyoruz. Bence Sertaç, ayaklarının yavaşlığı, ribaundlarda yaşadığı problemler ve savunmadaki fiziksel sınırlılıkları nedeniyle EuroLeague seviyesinde ciddi soru işaretleri taşıyan bir oyuncu. Buna rağmen Saras’ın sisteminde savunmada büyük bir problem yaratmadan oynayabildiği dakikalar oluyor. Bunun en önemli sebeplerinden biri de Sertaç sahadayken genellikle drop savunmasının tercih edilmesi. Böylece hızlı guardlarla dışarıda eşleşmesi engellenirken potaya giden alanı kapatması amaçlanıyor. Tabii bu savunmanın başarılı olabilmesi için perdeyi takip eden guardın da rakip oyuncuya baskı yapması gerekiyor. Sertaç potaya giden yolu kapatırken guardın şut ve pas imkânlarını kısıtlaması, rakibin ikili oyunlardan avantaj yaratmasını zorlaştırıyor. Bence Sertaç’ın savunmadaki eksiklerine rağmen bazı dakikalarda faydalı olabilmesi, Saras’ın oyuncularını ne kadar doğru kullandığını gösteriyor.

Fenerbahçe’nin bu kadar az sayı yemesinin en önemli sebeplerinden biri, rakiplerin kolay sayı bulmasına izin vermemesi. Özellikle savunmanın sertliğini artırdığı dakikalarda rakipler hem potaya gitmekte hem de rahat şut kullanmakta zorlanıyor. İlk savunmacı geçilse bile hızlı gelen yardımlar sayesinde oluşan avantajı sayıya çevirmek kolay olmuyor. Bu durumda rakipler yeniden hücum organize etmek zorunda kalabiliyor ve hücum süresinden önemli saniyeler kaybediyor. Böylece zaman zaman hücum süresinin sonlarında daha zor şutlara yöneliyorlar. Bunun yanında Fenerbahçe’nin şutlara gösterdiği reaksiyonu da oldukça değerli buluyorum. Oyuncuların neredeyse her şuta el uzatması ve savunma sertliğini pozisyon boyunca koruması, rakiplerin rahat sayı üretmesini zorlaştırıyor. Bence Fenerbahçe savunmasının en güçlü taraflarından biri, rakibin ilk hücum planını bozduktan sonra da aynı mücadeleyi sürdürebilmesi.

Fenerbahçe Savunmasının Zayıf Noktaları

Fenerbahçe’nin savunmada bu kadar başarılı bir sezon başlangıcı yapmasına rağmen Panathinaikos karşısında 92 sayı yemesi, takımın bazı eksiklerini de ortaya çıkardı. Bence bu maçtaki en büyük problem, Panathinaikos’un boyalı alanda kurduğu fiziksel üstünlüktü. Özellikle Lessort ve Yabusele, sırtı dönük oyunlarda Fenerbahçe’nin uzunlarını oldukça zorladı. Rakip uzunları genellikle bire bir savunmayı tercih etmemiz de bu eşleşmelerde yaşadığımız sorunları daha belirgin hale getirdi. Bunun yanında Panathinaikos’un bireysel kalitesi de maçın belirleyici noktalarından biriydi. Francisco ve Nigel Hayes-Davis gibi oyuncuların bire birler üzerinden kolay avantaj yaratabilmesi, Fenerbahçe’nin yardım savunmasını da zorladı. Normalde hızlı yardımlar ve başarılı rotasyonlarla rakiplerin hücumunu durdurabilen Fenerbahçe, bu maçta aynı direnci gösteremedi. Panathinaikos’un hem boyalı alandan hem de bireysel yetenekleriyle ürettiği sayılar, savunma düzenimizin maç boyunca zorlanmasına neden oldu.

Panathinaikos karşısında yaşadığımız bu problemler, uzun rotasyonuna takviye yapılması gerektiğini de gösteriyor. Bingham’ın hareketliliği ve switch savunmasındaki katkısını oldukça değerli bulsam da fiziksel olarak güçlü uzunlara karşı zorlandığını düşünüyorum. Melli ise savunmada çok önemli bir oyuncu olmasına rağmen her eşleşmede rakibin fiziksel üstünlüğünü ortadan kaldırabilecek bir uzun değil. Özellikle Lessort ve Yabusele gibi oyunculara karşı bu eksikler daha belirgin hale geliyor. Bunun yanında mevcut rotasyonda Melli ve Bingham’a fazla sorumluluk düştüğünü düşünüyorum. İki oyuncudan birinin sakatlanması veya faul problemine girmesi halinde Fenerbahçe’nin ciddi şekilde zorlanması mümkün. Bence bu nedenle uzun rotasyonuna mutlaka bir ekleme yapılmalı. Fiziksel mücadelede takıma katkı verebilecek, aynı zamanda switch savunmasına da uyum sağlayabilecek bir uzunun gelmesi hem Melli ve Bingham’ın üzerindeki yükü azaltacak hem de Fenerbahçe’nin savunma çeşitliliğini artıracaktır.

Sezonun ilk bölümüne baktığımızda Fenerbahçe’nin savunmasının şampiyonluk yolundaki en büyük kozlarından biri olduğunu düşünüyorum. Saras’ın oyuncularından aldığı savunma katkısı ve takımın gösterdiği mücadele şu ana kadar oldukça etkileyici. Ancak Panathinaikos maçında gördüğümüz gibi, bireysel yetenek seviyesi yüksek takımlar Fenerbahçe’nin savunmasını bire birler üzerinden aşabiliyor. Buna fiziksel olarak güçlü uzunlara karşı yaşanan problemler de eklenince savunmadaki eksikler daha belirgin hale geliyor. Bence fiziksel mücadelede güçlü, aynı zamanda switch savunmasında da katkı verebilecek bir uzun oyuncunun kadroya katılması bu açıdan önemli. Fenerbahçe’nin savunması şu anda EuroLeague’in en iyilerinden biri. Ancak şampiyonluk yolunda asıl belirleyici olacak şey, bu seviyeyi sezon boyunca korurken güçlü rakiplere karşı yaşanan problemlere de çözüm bulabilmek.


Yorumlar

Bir Cevap Yazın