Fenerbahçe Beko’da ligde alınan Anadolu Efes mağlubiyetinden sonra koç Dimitris İtoudis’le yollar ayrıldı. Sezona aslında fena başlamayan Fenerbahçe’de, sakatlıkların da artmasıyla başlayan kötü gidişat durdurulamadı ve bunun sonucunda koç İtoudis’le yollar ayrıldı. İtoudis’le geçen yaklaşık 1.5 sezonda Fenerbahçe çok fazla iniş ve çıkış yaşadı. Gelin bu dönemi beraber inceleyelim.
Geçtiğimiz sezona, 9 galibiyet ve 1 mağlubiyet ile başlayan Fenerbahçe, taraftarına fazlasıyla umut veren bir başlangıç yapmıştı. Bu umut verici başlangıcın ardından kritik oyuncuların sakatlıkları ile beraber düşüşe geçen Fenerbahçe, bu düşüşün sonucunda ise Play-off’a son anda girmeyi başardı. Play-off’da lig lideri Olympiakos ile eşleşen Fenerbahçe, beklentilerin üstüne çıktı fakat son maçta final four’a kalma şansını elde edemedi. Bu sezonun başlangıcına ve normal sezonda yaşanan düşüşe bakarsak, İtoudis’in Fenerbahçe’si hakkında çoğu taraftar oldukça kararsızdı. Bir yandan sezona fırtına gibi giren Fenerbahçe’nin, Eurolegue’de final four yapması epey olası gözükürken, diğer yandan sezon ortasında yaşanan düşüş taraftarları endişelendirmişti. İstikrarsız giden normal sezonun ardından Fenerbahçe’den beklentiler yüksek değildi ancak beklenenden çok uzak bir play-serisi oldu. Lİg lideri Olympiakos deplasmanında, hiç şans tanınmayan Fenerbahçe Beko harika mücadele ettiği iki maçtan birini çalarak döndü İstanbul’a.Takımda yapılan rotasyon değişiklikleri ve Tyler Dorsey eklemesi Fenerbahçe’yi iyi etkilemiş gözüküyordu. Ülker Arena’da ilk maçı kaybeden Fenerbahçe, ikinci maçı kazanarak seriyi 5. maça taşıdı. 5.maçta ise tecrübe olarak ağır basan Olympiakos final four’a giden taraf oldu. Ancak ortaya konan mücadele ve koç Dimitris İtoudis’in yapmış olduğu taktik ve rotasyon planlamaları, Fenerbahçe taraftarının takım ve koç hakkında gelecek sezona umutla bakmasını sağlamıştı. Ligde ise Play-off’da alınan tartışmalı Efes mağlubiyeti sezon bitiminde ağızlarda acı bir tat bıraksa da taraftarlar gelecek sezon için ümitliydi.
Bu sezon başında ise yapılan takviyelerle özellikle pota altını çok güçlendiren Fenerbahçe’de guard rotasyonu yine eksik gözüküyordu. Neto hamlesiyle beraber bu konuda da güçlü bir adım atan Fenerbahçe, bu transferin üstünden çok geçmeden, Neto’nun sakatlık haberiyle sarsıldı. Bu sakatlıkla beraber genel menajer Derya Yannier’in açıklamasıyla takımdan ayrılması istenen Nick Calathes’in takımda kalması kesinleşti. Bu durumda Derya Yannier’in yapmış olduğu talihsiz açıklama,Nick Calathes’e duyulan güven seviyesini açıkça gösterdi. Bu haberden sonra guard rotasyonuna Dünya Kupası’nın parlayan yıldızlarında Arturs Zagars’ı kadrosuna katan sarı lacivertliler, Zagars’ı kiralık olarak Litvanya’ya yolcu etti. Bu hamle bana biraz garip geldi, guard rotasyonunda Calathes’e mecbur kalınmışken Zagars denemesi Fenerbahçe için olumlu bir hamle olabilirdi. Aslında baktığımız zaman Eurolegue tarihinin en büyük saha içi organizatörlerinden biri olan Calathes’in takımda bulunması, takıma büyük fayda getiriyor ancak sezon başlamadan yapılmış olan talihsiz açıklama bu birlikteliğin olumlu devam etmesini zorlaştırdı. Saha içinde getirdiği düzen ne kadar verimli olsa da ,takımda oldukça büyük bir spacing sorunu yaratan Calathes, sürelerinin bir kısmını Arturs Zagars ile paylaşsa daha verimli bir sonuç elde edilebilirdi. Tüm bu yapılan hamlelerin sonucunda oluşan kadro,iddialı bir kadro olarak karşımıza çıkıyordu. Sezona alınan sonuçlar bakımından iyi başlanılsada, oynanan oyun alarm veriyordu. Her sezon olduğu gibi yaşanılan sakatlıklarla birlikte düşüşe geçen Fenerbahçe, özellikle deplasmanlarda almış olduğu olumsuz sonuçlarla beraber Eurolegue’de irtifa kaybetmeye başladı. Oyun olarak düşünüldüğü zaman Kızılyıldız maçı hariç hiç domine olmayan, tam tersine ilk yarılarda karşı tarafı domine eden sarı lacivertliler, maçların ikinci yarılarında, bir o kadar kötü performanslar göstererek elindeki maçları rakiplerine hediye etti. Real Madrid karşısında alınan tarihi zaferle her şeyin tersine döndüğü düşünülürken lig ve Eurolegue’de alınan art arda 4 mağlubiyet ile koç Dimitris İtoudis’le yollar ayrıldı.
Koç Dimitris İtoudis’in her ne kadar hataları olsa da kadro yapılanması da bu başarısızlıkta önemli bir pay sahibi. Özellikle maç önü hazırlıkları ve dar rotasyonla oynadığı maçlardaki yüksek başarı yüzdesi, İtoudis’i önemli bir koç yapıyor fakat kulüp içinde oluşan kötü atmosferden sonra yeni koç arayışına gitmeyi tercih etti sarı lacıvertliler. Yolların ayrılması yerine, kadroya yapılacak 1-2 kalite takviyesiyle daha risksiz bir yol seçilebilirdi bence, çünkü koçun eline verilen kadroda guard rotasyonun problemli olduğu aşikardı. Senelerdir yapılmayan, şutu olan ve oyunu yönlendirebilen guard takviyesi gelmiş olsaydı, İtoudis’in Fenerbahçe’si için daha farklı bir gelecek hakkında konuşabilirdik. Alınan bu kararın Fenerbahçe için en iyisi olması temennim fakat bunun tartışmalı bir karar olduğu da su götürmez bir gerçek.


Yorum bırakın