Euroleague’nin 16.haftasında temsilcimiz Anadolu Efes sahasında Baskonia’yı ağırladı. Son çeyrekte konuk ekibi savunmakta zorlanan temsilcimiz, mücadeleden 80-87’lik skorla mağlup ayrıldı. Bu sonuçla beraber Efes 9. mağlubiyetini alırken, Baskonia ise 9. galibiyetini elde etti.
Karşılaşmaya Oturu ile etkili başlayan taraf, Anadolu Efes oldu. Genel olarak dengede giden ilk çeyreğin sonlarında, oyuna giren Markus Howard, maçı Baskonia adına dengeleyen başlıca etken oldu. İkinci çeyreğe Oturu ve Larkin’in sayılarıyla başlayan temsilcimize yanıt Rogkavopoulos ve Howard’dan geldi. Karşılıklı sayılarla geçilen 2. çeyrek, 36-36 eşitlikle sonuçlandı. İkinci yarı yine karşılıklı sayılarla başladı. Çeyreğin sonuna doğru Larkin’in mücadeleye ağırlığını koyması ile öne geçen Efes, Howard’ın 4. faulünü almasıyla da önemli bir avantaj yakaladı. Maçın final periyoduna iki kritik üçlükle başlayan taraf, Baskonia oldu. Rakibine Larkin’in iki üçlüğüyle karşılık veren Efes, öne geçti. Bu dakikadan sonra maça ağırlığını koyan Markus Howard, takımının farkı arttırmasını sağladı. Farkı çift hanelere çıkaran konuk ekip, farkı korudu ve temsilcimiz Anadolu Efes’i 80-87 mağlup etmeyi başardı. Maça 28 sayıyla damgasını vuran Markus Howard, karşılaşmanın dengelerini değiştiren oyuncu oldu.
Anadolu Efes açısından baktığımız zaman sakatlıkların yavaş yavaş düzelmesi ve artık süre alabilecek duruma gelmeleri sevindirici ancak ritim bulmaları, biraz zaman alacak gibi gözüküyor. Önemli oyuncuların dönüşüyle, özellikle Elijah Bryant ve Rodrigue Beaubois’nın dönmesiyle beraber Efes’in üç sayılık atış yüzdelerinin bir nebze olsun toparlanması Efes adına ilaç gibi gelecektir. Sezonun bu noktasına kadar %32 ile üçlük atan temsilcimiz, ligde bu alanda 17. sırada bulunuyor. Ligin en kötü üçlük atan 2 takımından biri olan Efes’e karşı rakipleri içe gömülü savunma yaparak bunu avantaja çeviriyor diyebiliriz. Oturu eklemesiyle pota altında daha da güçlenen Efes, buna karşın yayın gerisinden bu maçta da oldukça kötü bir sınav verdi. Baskonia’nın uzun rotasyonunda fizik olarak büyük diye nitelendirebileceğimiz bir tek Malik Kotsar vardı. Onun da faul problemine girmesiyle mecburen fizik olarak daha küçük Moneke ile oynamak zorunda kalan Baskonia’ya karşı pota altını iyi kullandığını söyleyebiliriz Efes’in. Ancak Baskonia savunma stratejisini Efes’e daha çok üçlük vermek üzerine göre planladığı zaman,son çeyrekte de görüldüğü üzere maçı kendi lehine rahatlıkla çevirdiğini söyleyebiliriz. Önümüzdeki haftalarda da rakiplerin bu zaaftan yararlanmak isteyeceği bir gerçek. Bu nedenle de Bryant ve Beaubois’in vereceği şut katkısı çok önemli. Efes’in bir başka zayıf karnı, ribauntlardı. Bu maç özelinde ribauntlarda iyi iş çıkardı Efes. Baskonia ligin en iyi üçüncü ribaunt takımı olmasına karşın, Efes rakibine bu alanda fazla fırsat vermeden maçı dengede tamamladı. Howard’ın savunmasında maçın başlarında Erten Gazi’yi tercih eden koç Erdem Can, maçın ilerleyen zamanlarında Erten’i tercih etmedi. Bence Howard’a karşı tercih edilebilecek en iyi opsiyon Erten’di savunmada. Bakıldığında Howard’ı durdurmak özellikle o bu kadar sıcak başlamışken pek mümkün değildi ancak onu sınırlamak en azından şuta çıktığında onu bozmak mümkün olabilirdi. Efes gibi dış atış savunması zayıf bir takımda (yediği üçlük yüzdesi %41,2 lig sonuncusu) Erten gibi etkili bir perimetre savunmacısının daha çok süre alması en azından daha çok denenmesi gerektiğini düşünüyorum. Son olarak da Darius Thompson’a değinmek istiyorum. Ben Darius Thompson’ın daha fazla sorumluluk alması gerektiğini düşünüyorum. Belki skor yapma anlamında belli bir katkı veriyor ama Efes onu transfer ederken skorer olarak değil de daha çok geçen sene Baskonia’da aldığı rolü alacağını düşünerek transfer etmiştir diye tahmin ediyorum. Oyunu kontrol etme ve tempoyu belirleme konusunda mahir bir oyuncu olduğunu geçen sene gösterdi bizlere ancak bu sene bu meziyetlerini göstermek açısından henüz öne çıkamadı. Tabii ki bunda takımın diğer yıldızı Larkin’in varlığı da etkili ancak Larkin’in topu paylaşma konusunda ne kadar egosuz bir oyuncu olduğunu geçtiğimiz senelerde Micic’le beraber oynarken fazlasıyla gördük. İlerleyen haftalarda sakatların da bir kısmının dönmesiyle daha iyi bir Efes göreceğimizi umut ediyorum.
Baskonia tarafı ise zorlu deplasmanda kritik bir galibiyet elde etti. Bu galibiyette de daha öncekilerde olduğu gibi Markus Howard’ın katkısı oldukça fazlaydı. Markus Howard gibi bir skorerin maça sokarak başlaması, rakip takımlar için çok endişe verici bir durum. Bazen ritim bulmak için oyunu zorlayan Howard, takımının da ritmini etkileyebiliyor fakat bu maçtaki gibi ilk şutunu sokarak başladığı zaman durdurulması neredeyse imkansız bir hale geliyor. Efes karşısında da faul problemine girmesine ve sahada sadece 22 dakika bulunmasına rağmen 28 sayı attı. Howard’a destek veren oyuncuların başında triple-double’ı yalnızca bir ribaunt ile kaçıran Codi Miller-Mcintyre’ı sayabiliriz. Takımının temposunu çok iyi ayarlayan ve iyi bir organizatör görevi gören Codi Miller, 10 asist yaparak tamamladı maçı. Her ne kadar yarı saha hücumunda Efes onun şutunu riske etse de oyunu çok iyi okumayı başardı ve çok verimli bir maç oynadı. Uzun rotasyonunda Costello’nun olmadığı maçta, fiziksel olarak Kotsar dışında fizikli uzunu olmayan Baskonia’nın, Kotsar’ın da faul problemine girmesiyle bu alanda sıkıntı çekeceği düşünülüyordu. Moneke fizik olarak biraz küçük kalsa da mobilitesi takımına önemli bir avantaj sağladı. Özellikle hücumda Efes’in uzunlarına karşı perimetreden yaptığı ataklarla, savunmayı çok zorladı. Savunma kısmında ise Moneke’nin çemberi koruma konusunda eksik kaldığını söylesek de Baskonia’nın pota altını kalabalık tutmasıyla bu dezavantaj gibi gözüken durum da ortadan kalktı. Sonuç olarak özellikle maçın son çeyreğinde inanılmaz bir hücum performansı göstererek alınan bu galibiyet oldukça kıymetli. Efes deplasmanında aldıkları bu galibiyetle Euroleague’deki 9. galibiyetlerine ulaştılar. Playoff yolunda emin adımlarla yürüyen Baskonia, bakalım gelecek haftalarda etkili performanslarını sürdürebilecek mi hep beraber göreceğiz.


Yorum bırakın